Diş beyazlatmanın etkisi kalıcı değildir; renk zamanla yavaş yavaş koyulaşır ve etkinin ne kadar süreceği kişiden kişiye değişir. Genellikle birkaç ay ile birkaç yıl arasında değişen bu süreyi en çok çay, kahve, kırmızı şarap ve sigara gibi renk yapan alışkanlıklar, ağız bakımı ve dişin başlangıç rengi belirler.
Beyazlatmadan hemen sonra dişler olduğundan biraz daha açık görünebilir, çünkü uygulama sırasında diş geçici olarak su kaybeder. Diş yeniden nemlendikçe ilk günlerde renk bir miktar koyulaşır. Bu, etkinin kaybolduğu anlamına gelmez; rengin oturmasıdır ve asıl sonuç bundan sonra değerlendirilir.
Bu etkenlerin çoğu kişinin günlük alışkanlıklarıyla ilgilidir. Bu yüzden aynı yöntemle beyazlatılan iki kişide rengin korunma süresi belirgin biçimde farklı olabilir. Beyazlatmadan önce bu alışkanlıkları hekiminizle konuşmak, ne kadar süre etki beklenebileceği konusunda gerçekçi bir fikir edinmeye yardım eder.
Hekimler beyazlatmadan sonraki ilk günlerde koyu renkli yiyecek ve içecekleri ve sigarayı sınırlamayı sıklıkla önerir. Bu dönemde çay ve kahve yerine su, açık renkli yiyecekler ve renksiz içecekler tercih edilebilir. Ne kadar süre dikkat edileceğini uygulamayı yapan hekiminiz söyler.
Hassasiyet varsa çok sıcak ya da çok soğuk yiyecekler ve içecekler rahatsızlık verebilir. Hekiminiz bu dönem için hassasiyet giderici bir macun önerebilir. Hassasiyetin nedenleri ve yöntemler arasındaki farklar diş beyazlatma sayfasında anlatılıyor.
Renk zamanla koyulaştığında beyazlatma tekrarlanabilir. Ev tipi beyazlatma için hazırlanan kişiye özel plaklar saklanırsa, hekimin önerdiği aralıklarla ve sürelerle yapılan kısa tazeleme uygulamalarında yeniden kullanılabilir. Bu arada dişlere yeni dolgu ya da kaplama yapıldıysa plaklar artık tam oturmayabilir; kullanmadan önce kontrol ettirmek gerekir. Daha önce ofis tipi beyazlatma yapılmışsa tazeleme için ev tipi plaklar hazırlanabilir ya da ofis tipi uygulama tekrarlanabilir; hangisinin uygun olduğuna hekim karar verir.
Tazelemenin ne sıklıkla yapılacağına hekim karar verir. Çok sık ya da kontrolsüz beyazlatma hassasiyeti ve diş eti tahrişini artırabilir; dişler de doğal yapılarının izin verdiğinden fazla açılmaz. Tek bir dişin diğerlerinden belirgin biçimde koyulaştığını fark ederseniz bunu beyazlatmanın azalmasına bağlamadan önce hekiminize gösterin; çürük, sızdıran bir dolgu ya da dişin içindeki bir değişiklik bu renge yol açabilir.
Beyazlatmadan sonra ön dişlere bonding ya da lamine yapıldıysa, bu restorasyonların rengi beyazlatılmış diş tonuna göre seçilmiştir. Doğal dişler zamanla koyulaştığında restorasyonların rengi aynı kalır ve aradaki fark belirginleşebilir. Hekim kontrolünde yapılan tazeleme, bu uyumu korumaya yardım edebilir.
Kompozitten yapılan bonding ise zamanla kendisi de renk alabilir; bu durumda yüzeyin yeniden cilalanması ya da yenilenmesi gerekebilir. Bu konu bonding (estetik dolgu) sayfasında, farklı uygulamaların ne kadar dayandığı ise gülüş tasarımı ne kadar dayanır yazısında ele alınıyor.
Kalıcı değildir. Dişler yeme içme alışkanlıklarına ve yaşa bağlı olarak zamanla yeniden renk alır. Etkinin süresi kişiden kişiye değişir ve gerektiğinde hekim kontrolünde tazeleme yapılabilir.
Renk değişimi yavaş olduğu için aynada fark etmek zordur. Beyazlatmadan önce ve sonra renk skalasıyla kaydedilen ton, kontrollerde yeniden ölçülerek karşılaştırılabilir. Tazeleme gerekip gerekmediği bu karşılaştırmaya ve sizin beklentinize göre konuşulur.
Herkes için geçerli bir sayı yoktur. Tekrar uygulamanın sıklığı dişlerin ve diş etinin durumuna, hassasiyete ve önceki uygulamaların sonucuna göre hekim tarafından belirlenir. Hekim kontrolü olmadan sık beyazlatma önerilmez.
İlkdent Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği’nin Bayrampaşa’da uyguladığı diş beyazlatma hakkındaki bilgiler kliniğin sayfasında yer alıyor.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; muayene ve tanının yerine geçmez. Size uygun tedaviyi muayeneden sonra diş hekiminiz belirler. Son güncelleme: 21 Ekim 2026.